Gitmek istediğimiz yerler vardır
anılar, adresi silinmiş mekanlarda bekler
Hatırlamak ve unutmak arasında ince bir çizgi vardır
en uygun anı bekler
Dinlemek istediğimiz şarkılar vardır
anlamları acımıza işler
Dile getirmeye cesaret edemediğimiz sözler vardır
yine şarkılar devreye girer
Dış görünüşüne bakıp beğendiğimiz kitaplar vardır
okudukça soğudumuz anında
İnsan ilişkileri de öyle değil midir
aynıdır esasında
blogger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blogger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Ocak 2019 Pazar
23 Ekim 2016 Pazar
İkimizin Yerine Eleştirisi
Herkese merhaba,
Bu başlığı atarken film eleştirisi yapmak bana mı kalmış diye düşünmedim değil fakat ben de bir seyirci olarak filme iyi-kötü yorum yapabilme hakkını gördüm kendimde. Öncelikle merak edenler için filmi kısaca tanıtayım...
2 Ekim 2016 Pazar
BİLİNMEYEN BİR KADININ MEKTUBU
Stefan Zweig- Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu | Kitap Yorumu
Son zamanlarda herkesin elinde görüp okumayı iple çektiğim bir kitaptı. Kitabın ilk sayfası hariç bir kadının çocukluğundan beri platonik olarak aşık olduğu R’ye ölüm döşeğinde yazdığı mektubu okuyoruz aslında. Bir mektup ne kadar güzel olabilirdi sorusunun cevabı bu kitap. Kadın, çocukluk aşkının ilk yıllarında ne kadar saf, temiz ve duygu yüklü olduğunu, büyüdükçe R’yi nasıl farklı gördüğünü, ona nasıl daha da bağlandığını anlatıyor.
Kitap aslında çok kısa sürede okunabiliyor. Ben yaklaşık 1-2 saatte okudum fakat bu saatlerde hayatıma çok şey kattı.
Kitaplarımın altını fazla çizmeye kıyabilseydim tüm satırları çizerdim herhalde
Bu satırlar ise altını çizdiğim nadir satırlardan “Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?” Ayrıca Zweig’in tarzı da çok hoşuma gitti bunu belirtmesem olmazdı
Puanım : 5/5 
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

